Sanat Molası
← Kitap Analizleri

Şato

Kafka

Şato
“… Benim de demek istediğim buydu; beni mutsuzluğa sürükleyen, beni senden uzak tutan da işte bu. Oysa senin yaninda olmaktan, hep senin yanında yaşamaktan daha büyük bir mutluluk bildiğim mi var benim; beri yandan hep kafamdan geçiririm, burada dunya yüzünde sevgimiz icin rahat bir yer yok diye; ne köyde, ne başka yerde; onun için, kafamda bir mezar canlandiririm hep, derin ve dar bir mezar; içinde bir kiskaç gibi kucaklarız birbirimizi, ben yüzümü sende, sen yüzünü bende gizlersin, kimse de artık göremez bizi… ” Kafka’nın ölümünden sonra yayımlanan Şato, tamamlanmamış olması nedeniyle klasik anlamda kesin bir sona sahip değildir. Ancak belki de romanın yarattığı huzursuzluğun önemli bir parçası tam olarak budur. Okuyucu, K. gibi bir sonuca ulaşmayı beklerken sürekli yeni kapıların, yeni engellerin ve yeni belirsizliklerin karşısında kalır. Şato, yalnızca bürokrasi üzerine yazılmış bir roman olarak değil; insanın bir sisteme, topluma veya ulaşmak istediği bir anlam dünyasına karşı verdiği mücadele olarak da okunabilir.